Vladimir Putin: Ukrayna, dış güçler tarafından yönetiliyor

Ukrayna’nın kendi tarihlerinin ayrılmaz bir parçası olduğunu söyleyen Putin, “Modern Ukraynayı Rusya oluşturdu. Donbas Rusya’nın tarihsel olarak bir parçası” dedi.

Putin’in açıklamalarından satır başları şöyle:

 

 “Belli başlı statü verildi bu devletlere. Bu bir soru getiriyor aklımıza. Neden bu kadar cömert davranıldı? Aynı zamanda cumhuriyetlere, devletten çekilme hakkı verildi. Başlangıçta bu kulağa çılgın eliyor. Bolşeviklerin bir amacı vardı. Koşullar ne olursa olsun bunu yapacaklardı. I. Dünya Savaşı’nın sonu belirleyici olacaktı, dolayısıyla milliyetçilere her türlü imtiyaz verilecekti. Lenin’in prensipleri bu şekildeydi. Bu bir hataydı, hatta hatadan daha da ötesindeydi.

“UKRAYNA’NIN MİMARI LENİN”

Geçmişte olanlar değiştirilemez ama en azından bunların üstüne konuşabiliriz. Bunu dürüst, açık bir şekilde yapabiliriz herhangi bir siyasi amaç gütmeksizin. Hiçbir koşulda biz bir devlet oluşturmanın temelini bu şekilde kuramayız. Kimseyi suçlamıyorum. Geçmişte iç savaş sonrası yaşananlar yaşandı. Devlet bu şekilde oluşturuldu, tarihi bir olguydu, Ukrayna tam da bu şekilde oluşturuldu. Bolşeviklerin politikası olarak Ukrayna oluşturuldu. Şimdi Ukrayna’nın mimarı Lenin’dir. Belgeler de bunu söylüyor. Arşiv bunu söylüyor. Lenin’in Donbas bölgesine ilişkin görüşü de bu şekilde.

Şimdi Lenin’i yok sayıyorlar, komünizmi yıkmak olarak adlandırıyorlar. Bu konumdan oldukça mutluyuz. Aslında komünizmi yıkmak ne anlama geliyor Ukrayna için. Önceki Rusya egemenliğine bakacak olursak, bu toprağı elinizde tutmak ve konfederasyon olarak mümkün değildi. Bu ne gerçeklikle, ne de tarihi geleneklerle bağdaşabilirdi. Dolayısıyla Komünist Parti’nin tekelini sürdürmek anlamına gelecekti. Tüm bunlar gerçekte yalnızca formaliteydi. Belli başlı prensipler vardı. SSCB’nin egemenliği söz konusu değildi bu topraklarda. Pratik olarak oluşturulan devlet merkezi hale geldi. Stalin, Lenin’in değil kendi fikirlerini benimsedi.

“TOTALİTER REJİM İŞE YARADI”

Lenin’in prensipleri mevcuttu. Bunlar değerlendirilmedi. Buna ihtiyaç da yoktu. Totatiler rejim işe yaradı. Dışarıdan bakıldığında işler iyi gidiyordu. Bu bir utanç anlamına geliyor. Yıkıcı fantaziler söz konusuydu devrime yönelik olarak. Kimse bunu değerlendirmedi. Komünist Parti’nin liderleri güçlü bir sistem oluşturduklarını düşünüyorlardı. Bunu cumhuriyeti manipüle ederek yaptılar ve bunun maliyetleri vardı. Neticede ulusalcılık, milliyetçilik yok olmadı, devlete yıkım getirdi.

Yeni bir cumhuriyet SSCB’den çekilebilirdi. 1970’lere bakacak olursak artan problemler ışığında milliyetçi konular gündemdeydi. Sovyet halkının fikirleri değildi bunlar. Milliyetçilik konusunda iştah artıyordu. SSCB liderleri durumu analiz edip doğru kararlar almak yerine yalnızca Lenin’in prensiplerini geri getirmeyi konuşuyorlardı. Komünist Parti’nin Çin’de belli başlı güç mücadeleleri söz konusuydu.

Ulusal retorik devam ediyordu. Belli başlı vaatler veriyorlardı. Demokrasiden bahsederken pazar ekonomisinden bahsediyorlardı. Gerçekte insanlar giderek fakirleşiyordu. Yöneticiler trajik sonuçları düşünmüyorlardı. Amaçları milliyetçi elitlerin iştahlarını gidermek yönünde oldu. Komünist Parti’nin araçları yoktu. Diktatörlüğü kullanamıyorlardı. Yöneticiler bile artık yok olmaya yüz tutmuştu. Komünist Parti’nin genel kurulunda 1980’lerde bir karar alındı. Mevcut koşullar altında neler yapabileceklerini değerlendirdiler. ‘Sovyet Cumhuriyetlerinin kendi egemenliklerini kurma hakları vardır’ kararı alındı. Böylece Sovyet hükümetinin kayıplarını indirgemekti amaç. Her Sovyet Cumhuriyeti’nin kendi vatandaşları söz konusu olacaktı. Belli başlı haklar verilecekti.

“KOMÜNİST PARTİ’NİN HATALARININ ACISINI ÇEKİYORUZ”

Peki bunun sonucunun ne olacağı net değil miydi? Vatandaşlık nedir, bundan bahsetmenin zamanı gelmedi mi? Bu zorlu dönemlerde durumu daha az istikrarlı hale getirdi yöneticiler. Sovyetler Birliği’nin çökmesinden iki yıl önce aşırılar ve milliyetçiler özellikle Ukrayna’da bağımsızlığın tadını çıkardılar. Ancak bunun gerçek olmadığını görebiliyoruz. Komünist Partisi’nin liderlerinin yaptıkları hataların acısını çekiyoruz bugün. Ekonomi politikalar yanlış uygulandı. Çar Rusya’sının çöküşünü gördük. Halk yeni gerçekliği kabul etti. Yeni devletleri, yeni cumhuriyetleri kabul ettiler. Yalnızca tanımadılar. Partnerlerine yardım etmeyi sürdürdü, Ukrayna’da olmak üzere.

Maddi taleplerini biz karşıladık Ukrayna’nın. Egemenliğini göz önünde bulundurarak. Buradan bizim enerji taşıyıcılarımızın maliyetine bakabilirsiniz. Pek çok yardımda bulunduk Ukrayna’ya. 1991’de uluslararası fon önünde aldığımız borçlar söz konusuydu. Borcumuz tüm cumhuriyetler tarafından karşılanacaktı. Rusya tüm Sovyetler’in borcunu üstlendi ve bu borcu ödedik. Bu süreci 2017’de tamamladık. Diğer Sovyet Cumhuriyetleri çekildiklerini açıkladılar. Bu anlaşma Ukrayna ile imzalandı. Ancak Kiev bu anlaşmayı sonlandırmadı, altın rezervlerinden ve diğer aktiflerden bahsediyorum. Mevcut sorunlara rağmen Rusya her zaman Ukrayna ile dürüst bir şekilde çıkarlarını gözönünde bulundurarak ilişkisini sürdürdü.”

“UKRAYNA BATI’YA ŞANTAJ YAPTI”

Ukrayna yetkilileri Rusya ile ilişkilerini sürdürdüler; ancak yükümlülüklerini yerine getirmediler. Bu bir gerçek ortaklık, partnerlik değildi. Örneğin şantaj durumunu hatırlayın. Gaz taşınması açısından. Dolayısıyla Batı’ya şantaj uyguladılar. Rusya’ya yaklaşacağız dediler, neticesinde belli başlı imtiyazlar istiyorlardı. İlk adımlarından itibaren bizi bir araya getiren her şeyi yok etmeye çalıştılar. Tarihi anılarımızı silmeye çalıştılar. Hiç şaşırmıyoruz, Ukrayna toplumunun radikal milliyetçilik uygulaması konusunda Rusya korkusunu da attılar. Neonazi yönüne gittiler. ‘Rusya’ya yönelik belli başlı toprakları elde etmemiz gerekiyor’ dediler. Özel hizmetleri kullanarak hükümete milliyetçi kişileri getirdiler. 1991’den itibaren mekanik bir biçimde yabancı modelleri kopyalamaya başladılar.

Ukrayna’nın gerçekliğine uymayan modellerle ilerlediler, siyasi ortamı bu şekilde oluşturdular. Bu Ukrayna halkının çıkarları için uygun değildi. Batı destekli seçeneklerle ilerlediler. Böylece Ukrayna halkı için daha iyi koşullar oluşturmayacaklardı. Burada amaçları jeopolitik biçimde Rusya’ya düşmanca davranabilmekti. Bazı finansal gruplar da bu şekilde hareket etti. ‘İyi dostane ilişkilerimiz var Rusya’yla, tarihi bağlarımız var’ dediler. Belli başlı halkların desteğini alarak göreve geldiler. Aşırıcı politikaları mevcuttu. Bazen insanları cezalandırıyorlardı. Rusya ile işbirliği yapmak isteyen kişleri cezalandırıyorlardı.

“UKRAYNA TÜM SİSTEMİ DAHA KÖTÜ HALE GETİRDİ”

Rusya’ya karşı harekete geçiyorlardı. İddiaları, savundukları değerler giderek daha da güçlendi. Belli başlı yöntemlerle etki alanlarını artırmaya çalıştılar. Kültürel, ekonomik çıkarlarını göz önünde bulundurmadan davrandılar. Siyasi prosedürler yalnızca yöneticilere hizmet etti. Rusya da dahil olmak üzere pek çok devlete karşı çıktılar. Ukrayna kendi başına tüm sistemi daha kötü bir hale getirmeye çalıştı. Aşırıcılar da insanların korkularını kullandılar. Bu dalgadan faydalandılar. Yabancı devletlerin desteği ile protest kampanyaları ortaya çıktı. Kiev’deki meydanda nelerin yaşandığını gördük. Pek çok para muhalefet liderlerine yağdı. Milyonlarca dolardan bahsediyoruz.

Çatışmalarda Kiev meydanında kaç kişinin öldüğünü biliyorsunuzdur. Aşırıcılar neticede gücü ele geçirdiler. Anayasayı destekleyenlere karşı çıkmaya başladılar. Gazetecilere, siyasetçilere karşı çıktılar. Bu kişileri kamuoyu önünde aşağılamaya çalıştılar. Mesela insanların canlı canlı yakıldıklarını gördük, protestocuların canlı yakılmalarına şahit olduk. Bu kişilerin isimlerini biliyoruz. Onları bulmak için, adalet önünde yargılamak için elimizden geleni yapacağız.

Ukrayna’yı iç savaşa sürüklediler. 8 yıl sonra ülkeler bölündü. Ciddi bir ekonomik sıkıntı yaşandı. 6 milyondan fazla Ukraynalı nüfusun yüzde 15’e tekabul ediyor, ülke dışına taşınmak zorunda kaldı. 2020’den başlayarak 60 bin kişi ülkeden ayrılmak durumunda kaldı. Enerji fiyatları kat be kat arttı. Pekçok kişinin temel faturaları ödeyecek gücü yok. Bunlar neden gerçekleşiyor? Çünkü Sovyetler Birliği’nden, Rusya’dan aldıkları şeyler çalındı. Yüzlerce işi, istihdamı kaybettiler. İnsanlarına istikrarlı istihdam verme şansı kalmadı. Mühendislik gibi alanlarda daha kötü hale geldiler.

“UKRAYNA DIŞ GÜÇLER TARAFINDAN YÖNETİLİYOR”

2021’de tersanenin kapandığını gördük. 2016’dan itibaren tek bir uçak bile üretmediklerini görüyoruz. Geçmişte uçak üretimi yapan alanlar artık üretim yapmıyorlar. Gaz, taşımacılık için de aynı durum söz nusu. Sovyetler’den devraldıkları pek çok sektörün yok olduklarını görüyoruz. Bu fakirlik ve yıkıma yol açtı. Batı destekli seçimler yıllardır insanların kafasına sokuldu. Gerçek şu; Ukrayna ekonomisinin çöktüğünü halkın soyulduğunu görüyoruz. Ukrayna şimdi dış güçler tarafından yönetiliyor. Batıdan gelen kararlar doğrultusunda yönetilen bir üke haline dönüştü.

“KIRIM KENDİ KARARINI VERDİ”

Rus dilini okullardan, tüm kamu alanlarından sildiler. ‘Biz burada temizlik yapıyoruz’ dediler. Rus dilini yok ettiler. Kamu gücü, kolluk kuvvetleriyle konuşma özgürlüğünü yok etmeye çalıştılar. Ukrayna’da Batılı devletlerin daha da ötesine geçildi, kendi vatandaşlarını basın aracılığıyla baskı altına almaya çalışıldı. Kiev’de Rusya kiliselerinin de baskı altına alındığını gördük. Kiev’de ulusal politika aracı haline geldi kilise. Devlet halkın iradesini göz önünde bulundurmadı. Ukrayna ortodoks kilisesinin yeni yasaları söz konusu.

Kırım zaten kendi kararını verdi ve ‘Biz Rusya’nın yanında yer alıyoruz’ dedi. Ukrayna yetkilileri bu konuya hiçbir şekilde karışamaz. Bu nedenle radikal İslami kurumları kullanarak harekete geçmeye çalıştılar. Bizim kanıtlarımız var. Bu tür saldırgan eylemlere yabancı uzmanların desteği ile katılmaya çalıştılar. Bu belgeler Rusya’ya karşı çıkmalarını ortaya koymakta. Burada amaç yine Kırım’ı geri alabilmekti. Donbas’ta da benzer durum söz konusuydu.”

Related Posts

Bir cevap yazın

kocaeli escort bursa escort İstanbul escort şişli escort betturkey istanbul escort avrupa yakası escort şirinevler escort beylikdüzü escort avcılar escort güzel mesajlar