Kripto para eskisi kadar güvenli değil!

Çin’in yasaklama kararıyla, yenilenebilir enerjiye erişimi olan ABD gibi ülkelere geçen Bitcoin için gereken enerji 121 TW’den, 61 TW’ye indi. Blockchain ağları da enerji verimliliği ile güvenlik arasında seçim yapmak zorunda.

 

Muhalif-Özel Araştırma

Paris İklim Antlaşması ile iş yapış şekilleri değişiyor. Peki, Bitcoin gibi kripto paralarda güvenlik için alım-satım işlemlerinde binlerce bilgisayarı açık tutan sistem tasarruf kararından sonra, güvenlikten mi vazgeçti? 

Cahil, sizin için araştırdı!

Bybit Türkiye Müdürü Doruk İşmen’e göre Kripto parada elektrik tüketiminin yüzde 60-70’lik kısmı yenilenebilir enerjiye geçti. Kömür gibi kaynaklar kullanan Çin’in, yasaklama kararıyla, Bitcoin Çin’den, Kazakistan, Rusya, ABD ve Kanada’ya gitti.

Çoğu yeni kripto para projesi, 2018’den itibaren gereksiz enerji tüketimiyle eleştirilen Proof-of-Work sisteminden, çevreci Proof of Stake sistemine geçmeye başladı. Bunun sebebi de yüksek işlemci gücü harcamadan alt yapı güvenliği sağlayan bir sistem olmasıydı. Böylece hem madenciliğe saçma sapan para harcanmıyor, hem de sistem daha fazla değerlenebileceği iklim tesis ediliyordu.

İlk yıllarda tüm kripto paralar Bitcoin ile benzer sistemi kullanıyordu. Proof of Stake’nin daha iyi bir alternatif olduğu görülünce, tüm kripto paralar bu sisteme geçmeye başladı. Bu sistemle, sadece gerçek değere yatırım yapabiliyorsunuz. Proof of Stake’de her doğrulayıcı belli bir getiri sağlıyor. Ve piyango ile seçilim sürecinde gereksiz bilgisayarlar sistemden ayıklanarak, elektrik tüketimi engelleniyor. Ödül mekanizması da yine eskiden olduğu gibi, ama farklı olarak herkese eşit biçimde işletiliyor.

PROOF OF STAKE İLE YILLIK TÜKETİM YARI YARIYA DÜŞTÜ

Bitcoin madenciliğinin yıllık enerji tüketiminin 61,76 TW (Terrawatt) olduğu tahmin ediliyor. Bu rakam, Bitcoin Çin’de iken, 121.05 teravatsaat elektrik kullanımıyla Arjantin veya Birleşik Arap Emirlikleri’nin kullanımdan fazlaydı.

Bitcoin bugünkü tüketimiyle, 58.46 TW tüketimi olan İsviçre ile 62,34 TW Çekya arasında yer alıyor.

Blockchain teknolojisi ve kripto paralar, yarının finansal sistemi olarak gösteriliyor. Hal böyle olunca, geleceğin para sisteminin de sürdürülebilir bir zemine oturması gerekiyor.

SİSTEM NASIL İŞLİYOR?

Blockchain ağlarındaki işlemlerin güvenli biçimde kaydedilmesi için ağ üzerindeki, birbiriyle hiçbir ilgisi olmayan partiler arasında ‘mutabakat algoritmaları’ çalışıyor. Bitcoin’nin ilk uygulamalarında kullanılan Proof-of-Work/ İş Kanıtı mutabakat algoritması, yüksek enerji tüketiyor. Ağdaki işlemlerin geçerliliği, işlemlerin madenciler tarafından bloklar içerisine eklenerek, tüm ağa doğrulanmış halinin yayınlanmasıyla mümkün oluyor. Bitcoin’de yapılan işlemler bir havuzda toplanıyor. 10 dakikada ortalamayla bir bloğun üretilmesi için gereken kripto grafik problem çözülüyor. Ve tüm ağa bu problemin çözüldüğünün kanıtı bildirilerek, blok tüm paydaşlarla paylaşılıp, zincire ekleniyor. Böylece, madenciler oluşturdukları bloklara karşılık Bitcoin kazanıyor.

Bu durum, bir piyango gibi değerlendiriliyor. Bir işlemin doğrulanması için sistem madencilere rastgele atama yapıyor. Başka bir anlatımla, bir blok üretiminde bir madenci çalışmasına karşın, işlemi yapmak üzere bütün madenciler, teyakkuzda bekletilerek, tüm bilgisayarlara elektrik enerjisi harcatılıyordu.

Proof-of-Work/ İş Kanıtı mutabakat algoritması denilen bu sistemin gereksiz elektrik tüketimi ise giderek artan oranda eleştiri alıyordu.

Bitcoin madenciliğinin 61,76 TW’lık elektrik enerjisi tüketiminin dünya tüketimi üzerindeki karşılığı binde 2,8 düzeyinde. Bununla birlikte, klasik finans sektöründeki sunucu, şube ve ATM’ler için bir yılda harcanan elektrik enerjisi 140 TW düzeyinde.  

Kısa süre öncesine kadar, Bitcoin madencilerinin büyük bir bölümü Çin sınırlarındaydı. Çin hükümeti madencilik faaliyetlerini yasaklayıp, sıkı bir denetim sürecine girince, birçok ülke Bitcoin madenciliğine ev sahipliği yapmaya talip oldu. Başta ABD ve Çin’in komşuları Kazakistan ve Orta Asya ile Doğu Avrupa ülkeleri, Bitcoin faaliyetlerine ev sahipliği yapabileceğini duyurdu.

KRİPTO PARA SÜRDÜRÜLEBİLİR ENERJİYE MAHKUM

Kripto paranın öncüsü Bitcoin’in öğrettiği, Proof-of-Work/ İş Kanıtı mutabakat algoritmasının çok fazla elektrik enerjisi tüketmesinin de bir mantığı vardı. Bitcoin ağını hacklemek için ağın kullandığından daha fazla enerji harcanması gerekiyor. Aslında ağ büyüyüp sisteme gereken elektrik enerjisi seviyesi arttıkça hacklenmesi de bir o kadar güç hale geliyordu.

Kripto para madenciliğinde yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı, Doruk İşmen’e göre yüzde 60’lar seviyesini aştı. Bu durum da yüksek enerji tüketimini sorun olmaktan çıkarıyor. Burada, Bitcoin madencilik faaliyetlerinin Çin sınırlarından çıkıp, çevreci santrallere erişimi olan  ABD’ye geçmesinin önemli bir payı bulunuyor.

Kripto paraya ilgisini her fırsatta gösteren Elon Musk, madencilik için gereken enerjinin, yenilenebilirlik oranının yüzde 50’ye çıkması halinde, Bitcoin ile Tesla satışlarına yeniden start vereceğini duyurdu. Bu durum, kripto para trendinin yenilenebilir enerjiye geçişini hızlandıran bir gelişme olarak okunuyor. Yine, yeni nesil blockchain ağları enerji ve performans olarak daha verimli olan Proof-of-Work/ İş Kanıtı mutabakat algoritması gibi sistemleri kullanıyor. Ve yakın dönemde, Blockchain ağları da güvenlik ile enerji verimliliği arasında bir karar vermek durumunda kalacak.

Related Posts

Bir cevap yazın

kocaeli escort bursa escort İstanbul escort şişli escort betturkey istanbul escort avrupa yakası escort şirinevler escort beylikdüzü escort avcılar escort güzel mesajlar