Eskişehir’de ısrarlı takip suçuna ilişkin farkındalık çalışması

ESKİŞEHİR (AA) Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “musallat olma, huzurunu bozma” sloganıyla ısrarlı takibe karşı başlatılan farkındalık çalışması kapsamında vatandaşlar, led ekranlar ve tramvaylardaki duyuru ekranları aracılığıyla bilgilendiriliyor.

Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı Aile İçi ve Kadına Yönelik Şiddet Suçları Soruşturma Bürosu tarafından Türk Ceza Kanununun 123A maddesinde düzenlenen ısrarlı takip suçu ile ilgili bilgilendirme çalışması yapılıyor.

Kentteki led ekranlarda ve tramvay içindeki duyuru ekranlarından gösterilen ve “musallat olma, huzurumu bozma” sloganına eşlik eden kısa videoda, ısrarlı takibin suç olduğu vurgulanıyor.

Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, yaptığı açıklamada, ısrarlı takibin, 12 Mayıs’ta kabul edilen 7406 sayılı Türk Ceza Kanununun ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 27 Mayıs’ta Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmesiyle bir suç olarak düzenlendiğini bildirdi.

Yeldan, “ısrarlı şekilde fiziken takip etmek, haberleşme ve iletişim araçlarını, bilişim sistemlerini veya üçüncü kişileri kullanarak temas kurmaya çalışmak” fiillerinin, mağdurda ciddi bir huzursuzluk oluşmasına ya da mağdurun kendisinin veya yakınlarından birinin güvenliğinden endişe duymasına neden olması halinin, suç olarak kabul edildiğini vurguladı.

Suçun temel cezasının 6 aydan 2 yıla kadar hapis olarak belirlendiğinin altını çizen Yeldan, şöyle devam etti:

“Israrlı takip suçunun çocuğa ya da ayrılık kararı verilen veya boşanılan eşe karşı işlenmesi, mağdurun okulunu, iş yerini, konutunu değiştirmesine ya da okulunu veya işini bırakmasına neden olması ve hakkında uzaklaştırma kararı verilen fail tarafından işlenmesinin suçun nitelikli hali olarak düzenlenmiş olup verilecek ceza 1 yıldan 3 yıla kadar hapis olarak belirlenmiştir. Yaptığımız bilgilendirme çalışmasıyla ısrarlı takip suçu hakkında toplumdaki farkındalığın artırılarak mağdurların haklarının hatırlatılmasını amaçlıyoruz. Israrlı takip ile ilgili kanunun düzenlenmesindeki temel amaç, özellikle toplumda kadına yönelik şiddet içeren olaylar gerçekleşmeden, olaya neden olan kişinin cezalandırılarak mağdurun korunmasıdır. Israrlı takibin devamında mağdurların daha ağır sonuçlarla karşılaşabileceği gerçeği üzerinden, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçuna oranla cezaların artırılarak, ısrarlı takip suçunun Türk Ceza Kanununda başlı başına bir suç tipi olarak düzenlenmesi ile mağdura yönelik huzursuz edici eylemlerin daha ağır suçlara dönüşmeden engellenmesi amaçlanmış ve büyük çoğunluğu kadınlardan oluşan ısrarlı takip mağdurları koruma altına alınmıştır. Israrlı takibin suç türü olarak belirlenmesi, yeni suçların işlenmesine engel olacaktır.”

“Israrlı takip suçu mağdurlarının yanındayız”

Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Bürosu’nda görevli adli uzman psikolog Aslı Alpay da ısrarlı takip suçuyla ilgili vatandaşlara yönelik bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmaları yaptıklarını kaydetti.

Bir şiddet türü olan ısrarlı takibin bir kişinin mağduru sürekli izlemesi ve takip etmesi olduğunu anlatan Alpay, şöyle konuştu:

“Eski sevgilinin, nişanlının ya da eski eşin, davet edilmediği halde kişinin evine, iş yerine, okuluna gelmesi, gittiği yerlerde kişinin karşısına çıkması, telefon ya da sosyal medya aracılığıyla kişiyi sürekli rahatsız etmesi, kişiyle iletişim kurma çabası, kişinin çevresiyle ilişki kurarak kişinin çevresinden onun hakkında bilgi almaya çalışması gibi durumlar ısrarlı takip suçlarını ortaya çıkarmaktadır. Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı olarak ısrarlı takip suçu mağdurlarına yalnız olmadıklarını, onların yanında olduğumuzu söylüyoruz. Musallat olma, huzurunu bozma.”

Kaynak: AA

Related Posts

Bir cevap yazın