Çocuklarda korku ve bu konuda dikkat edilmesi gerekenler

Çoğu çocuk yaşamının bir döneminde korkuyu deneyimler. Çoğunlukla bu korkular gelişimin normal parçasıdır.
Yetişkinlerde olduğu gibi çocuklar da bazen korku hisseder. Korkular tehlikeli durumların habercisidir. Örneğin; ebeveynler çocuklarının hırlayan veya havlayan köpekten uzak durabilmeleri için korkmalarını isteyebilirler. Bu durum bütün köpeklerden korkmak şeklinde genellendiğinde ya da çocuğun evinden çıkmaya bile korkacağı kadar şiddetlendiğinde, artık korku probleme dönüşmüş olur.
Birçok korkunun normal olarak nitelendirilmesi ebeveynlerin bunları göz ardı etmeleri gerektiği anlamına gelmez. Çocukların normal olan korkuları doğru bir şekilde ele alınmazsa, bunlar artabilir veya yetişkinlikte de devam edebilir. Bu yüzden, aileler bu korkular probleme dönüşmeden önce çocuklarına korkularıyla baş etmede yardımcı olmaya çalışmalıdır.

Korkunun Belirtileri
Çocuklar genelde kendilerini neyin korkuttuğunu tanımlayamazlar. Kaygılarını birçok değişik yolla ifade edebilirler. Çoğunlukla, ifade yolları gerçek korkuyla doğrudan bağlantılı olmayabilir. Aşağıda kaygının ve korkunun çocukta nasıl ifade edilebileceğine dair bazı ipuçları bulunmaktadır;

Konsantrasyon güçlüğü: Kaygılı olan çocuk genelde dikkatini toplamakta zorlanır. Örneğin; çocuk, çalışmalarını bitirmekte sorunlar yaşayabilir.
Normal aktivite seviyesinde değişmeler: Kaygılı olan çocuklar genelde olduğundan daha hareketli olabilir hatta hiperaktif gözükebilirler veya bunun tersi olarak normalden daha az hareketli olup yavaş davranabilirler. Ailelerin dikkat etmesi gereken, hareket seviyesindeki değişmelerdir.
Yeme alışkanlıklarındaki değişmeler: Bazı çocuklar kaygılı veya korkmuş olduklarında hiç iştahları olmaz ve normalde yediklerinden daha az tüketmeye başlarlar. Endişeye bağlı olarak normalinden daha fazla yiyenler de olabilir.
Regresyon-gerileme: Kaygılı olan birçok çocuk bir şekilde gerilemeye başlar. Örneğin; tuvalet eğitimi olan bir çocuk geceleri altını ıslatmaya başlayabilir.
Uyku düzeninde değişmeler: Kaygılı olan çocuklar uykuya dalmakta zorluk çekebilirler veya uyuyakalmaktan korkabilirler. Bu çocuklar daha sık kâbus görebilirler.

Psikosomatik (fiziksel) şikâyetler: Kaygılı veya korkmuş olan çocuklar mide veya baş ağrısı gibi fiziksel şikâyetlerde de bulunabilirler.
Normal korkuları olan tüm çocukların yukarıdaki semptomları göstermeyebileceği de unutulmamalıdır. Genelde korkunun şiddeti arttıkça, bu belirtiler ortaya çıkacaktır.

Ebeveynler Neler Yapabilirler?

Korkuların fobiye dönüşmesini engellemek ve bunları normal gelişimin bir parçası haline getirmek için aileler çocuklarına çeşitli şekillerde yardımcı olabilirler.
• Uygun davranışa model olun. Çocuklar birçok şeyi ebeveynlerini izleyerek öğrenirler. Bu nedenle, kaygılı ebeveynlerin, genellikle çocukları da kaygılıdır. Çocuklar ailelerinden birçok şey öğrendiği için, çocuklarınıza korkularıyla nasıl başa çıkabileceklerini öncelikle kendi korkularınızla uygun yollarla başa çıkarak öğretebilirsiniz. Kendi korkularınıza aşırı reaksiyon vermemek konusunda dikkatli olmalısınız. Bunun yerine, bu korkularla yüzleşmeli ve üstesinden gelme yolları aramalısınız. Bu yolla, çocuklar korkularının da normal olduğunu ve bunların üstesinden gelinebileceğini öğrenirler.
• Çocukların korkularına çok fazla tepki vermeyin. Ebeveynler çocuklarının korkularını göz ardı etmemeli, ancak aşırı tepki de göstermemelidir. Korkulara gösterilen tepki, ya bu korkuların bir soruna dönüşebileceğini ya da üstesinden gelinebileceğini belirler. Aileler bu korkulara anlayışlı, destekleyici fakat çok fazla ilgi ve sempati göstermeden yaklaşmalıdırlar. Ayrıca bu korkularla bağlantılı olarak çocukların hayatlarında değişiklikler yapmamak da önemlidir (örnek olarak, doktordan korkan çocuğunuzun bu korkusundan dolayı randevusunu iptal etmek veya karanlıktan korkan çocuğun sizinle birlikte yatmasına izin vermek gibi). Bu tür davranışlar korkuyu pekiştirir. Aileler için asıl anahtar hayatı mümkün olduğunca normal seyrinde götürmek ve çocuklarının bu korkularıyla yüzleşmelerini sağlamaktır.
• Korkunun kabul edilebilir olduğunu çocuğunuza gösterin. Genelde çocukların kendi endişe ve korkularından dolayı suçluluk veya utanç hissetmeleri çok yaygındır. Bu nedenle, ebeveynler çocuklarına herkesin belirli bazı şeylerden korkabileceğini, yetişkinlerin bile hayatlarında birçok defa korkmuş olduklarını anlatmalıdır. Aynı zamanda, aileler çocuklarına bu korkuların üstesinden gelebilmek için birçok şey yapılabileceğini de anlatmalıdır.

Konuyu tartışmaya teşvik edin. Bazen ailelerin çocuklarıyla korkuları hakkında konuşmaları onlara çok yardımcı olur. Aileler çocuklarını dinlemeye ve onlara destek olmaya hazır olduklarını her zaman göstermelidir. Küçükken çocuklar korkularını kelimelerle ifade edemezler. Bu tür durumlarda, resim yapmak, boyama aktiviteleri, drama korkularını dile getirmek için iyi yollar olabilir.
• Kendisiyle olumlu konuşmayı öğretin. Kendisiyle olumlu konuşma kendi hakkında pozitif şeyleri kendine söylemesini sağlayan önemli bir araçtır. Kendilerine ne kadar fazla olumlu şeyler söylerlerse bunlara inanma ve bunlarla birlikte gelen olumlu duyguları yaşama olasılığı artar. Ebeveynler çocuklarına korkuları ile ilgili de olumlu konuşmayı öğretebilirler. Örneğin, karanlıktan korkan bir çocuğa kendine “Sadece karanlık. Burada bana zarar verebilecek hiçbir şey yok.” demesi öğretilebilir.
• Gerçekçi olun. Aileler bazı korkularla gelişimin belirli dönemlerinde karşılaşılabileceğini ve bu durumun normal olduğunu unutmamalıdır. Çocuklarına tamamen korkusuz olmalarını (veya olmaları gerektiğini) öğretmek yerine bu korkularla yüzleşmek ve başa çıkmak konusunda yardımda bulunabilirler. Ayrıca korkuların tekrarlayabileceğini veya eski korkuların yenileri ile yer değiştirebileceğini de unutmayın.
• Çocukları korkutabilecek aktivitelerden kaçının. Çocukları korku duyan aileler, korku filmleri seyretmek veya korkutucu hikâyeler anlatmak gibi korkuyu artıracak aktivitelerden uzak durmalıdırlar (özellikle yatma zamanından önce).
• Çocukları sizi dinlemeleri için korkutmayın. Aileler kurallara uymaları için çocuklarını gereksizce korkutmaktan kaçınmalıdır. Örneğin: “alışveriş merkezinde benden ayrılma yoksa biri seni kaçırabilir” gibi bir ifade, çocuklarda gereksiz bir korku yaratabilir.

Aşırı koruyucu olmayın. Çocuklarına çok korumacı yaklaşan aileler, onların kaygılı olmalarına neden olurlar. Çocukların korkularıyla etkili olarak baş edebilmeleri için korkuyu da deneyimlemeleri gerekir. Burada kastedilen çocuğunuza özellikle korkutucu şeyleri göstermeniz veya onu korkutmak değildir. Çocuklar onları korkutan şeylerle karşılaştıklarında, olayı uzaklaştırmak veya her şeyi onlar için iyileştirmek yerine, onları desteklemeniz ve onların bunlardan kaçınmaları yerine bunlarla yüzleşmesini sağlamanız önemlidir.
• Endişeli olmayan davranışı fark edin, övün. Çocukların küçük olduğu yaşlardan başlayarak, aileler çocuklarının uygun davranışlarını fark etmelidir. Ebeveynler çocukları yeni şeyler denediğinde, sorumluluklarını yerine getirdiklerinde ve bağımsızlık sergilediklerinde takdir etmek davranışı pekiştirir. Aynı şekilde çocuğun belirli bir korkusunu yenmek üzere ona yardım eden aileler onun gelişmeye ve o korkuyla yüzleşmeye dair her adımını övmelidirler.
• Çocuğun korkusunu yenmesine yardım için birlikte harekete geçin. Çocukların korkularıyla yüzleşmeleri ve bunları yenebilmeleri için yapılabilecek birçok şey vardır. Birlikte bunları  öğrenmek için araştırma yapılabilir.
• Rahatlama teknikleri öğretin. Rahatlama becerileri kaygının yarattığı gerginliğin dışarıya çıkmasını sağlar. Bazı tekniklerde çocuklar kendi hayal güçlerini bazı olumlu rahatlama görüntülerini canlandırmak (sahilde yürümek, dışarıda oyun oynamak gibi) ve geliştirmek için kullanırlar. Diğer rahatlama teknikleri ise çocukların bazı kas gruplarını gevşetmelerini içerir. Bu tür rahatlama tekniklerinin etkili olabilmesi için hangi tekniğin seçildiği değil, neyin işe yaradığı ve düzenli olarak uygulandığı önemlidir.

Kaygıya karşı yollar öğretin. Aileler çocuklarına endişelendikleri zaman bunun etkisini azaltacak yollar öğretebilirler. Örneğin çocuğunuza -müziğin yatıştırıcı etkisinden dolayı-, korktuğu veya endişelendiği zaman müzik dinleyebileceğini söyleyebilirsiniz veya çocuğunuza korkularından uzaklaşabilmek için dikkatini nasıl başka bir şeylerle dağıtabileceğini gösterebilirsiniz. Bozuk para sayma, sınıftaki (hatta okuldaki) bütün arkadaşlarının isimlerini listeleme, en beğendiği yemekleri saymak gibi kafasını meşgul edecek etkinliklerden de bahsedilebilir.
• Yavaş yavaş duyarsızlaştırın. Aileler çocuklarını yavaş yavaş korkularıyla yüzleşmeleri için teşvik edebilirler. Buradaki anahtar kelime “yavaş yavaş”tır. Çocuğunuzun adımları oluşturmasına izin verin. Rahat olmadığı bir şeyleri yaptırmak için zorlamada bulunmayın. Örneğin: Köpeklerden korkan bir çocuk köpekler hakkında bir kitap okumaya başlayabilir. Kendini bunu yaparken rahat hissediyorsa bir adım ileriye gider ve köpeklerle ilgili bir film izleyebilir. Daha sonraki adımlar ise, karşı evdeki tasmalı köpeği izlemek, bir ailenin köpek yavrusuyla oyununu izlemek ve en son adım ise yanında ailesinden biriyle köpek yavrusuna dokunmaktır. Çocuk köpek yavrusuyla kendini rahat hissettiği zaman, daha büyük köpeklerle de ilişki kurabilir.

Related Posts

Bir cevap yazın